4 Eylül 2009 Cuma

Eylül 1980 SİİRT;Hasan Mutlucan'la ilk tanışma...(O bir haftayı ve olanları paylaşmaya devam edeceğim.)

Serin bir Eylül sabahıydı. Bir yerlerde yüksek volüm radyo sesi geliyor biri bağıra bağıra türkü söylüyordu.
"Yinede şahlanıyor aman Kolbaşını yandım da kır atı Görünüyor yandım aman Bize serhad yolları. " Hasan Mutlucan kimdir bilmezdim. (http://tr.wikipedia.org/wiki/Hasan_Mutlucan) Tabi ihtilal ne demek onuda bilmezdim. Korkarak uyandım. Evin içinde bir koşturmaca vardı. Yatağımdan kalkıp uykulu gözlerimle koridorda çıktım. Babam hazırlanıyor annem koridorda ağlıyordu. Hava henüz ağarmaya başlamış, güneş doğmamıştı.
Küçük kardeşim geceliğimin eteğinden tutmuş ne olduğunu anlamaya çalışan gözlerle bana bakıyordu bende ağlayan anneme. Babam telaş içinde botlarını giydi ve hepimize sarılıp öptü; "korkmayın" dedi. Neden korkmam gerektiğini bilmiyordum. Babamın sabahın o saatinde nereye gittiğini de. Radyonun sesi karşı evden geliyordu. Annem babamın arkasından koridora çökmüş ağlıyordu.
Korkmuştum, neden korktuğumu bilmeden. Kardeşim anneme sarılmış ağlıyordu. Vakit kuşluk vaktiydi.
Babamı giderken görmek için pencereye koştum.İsmini bilmediğim o adam hala bağıra bağıra türkü söylüyordu. Eylül 1980 SİİRT.
Bütün pencerelerin ortadaki kocaman bir alana baktığı lojman camından, bütün babaların giyinmiş gidiyor olduklarını gördüğümde daha da korktum. Neden korktuğumu bilmeden...
Babamı bir hafta sonra görebildim yeniden. Yorgun ve mutsuzdu.

2 yorum:

  1. heyacanli bir sekilde kucuk kizin ihtilal tecrubesini okurken birden yazi bitti:) biraz daha detayli, Baba kimdir meslek nedir. Ankaldigim kadari ile asker. ufak netlestirse cok daha guzel olabilir.

    YanıtlaSil
  2. Yorum için teşekkürler. Yıl 1979 yazısının devamı olduğu için tekrar belirtmemiştim :) yazının devamını yazacağım

    YanıtlaSil